Alacağın tamamının değil, şimdilik yalnızca belirli bir bölümünün talep edilerek açıldığı davalara kısmi dava denir. Başlangıçta daha az harç ve masraf ödemek için sıkça tercih edilen bu dava türü, dikkatli yürütülmezse ciddi hak kayıplarına (özellikle zamanaşımı nedeniyle) yol açabilir.
Kısmi dava açarken ve süreci yönetirken Yargıtay uygulamalarına göre dikkat edilmesi gereken hayati kurallar şunlardır:
- Bölünebilirlik Şartı: Kısmi dava açılabilmesi için temel şart, alacağın “bölünebilir” nitelikte olması ve talep edilen kısmın tamamının aynı hukuki ilişkiden (örneğin aynı iş sözleşmesinden veya aynı trafik kazasından) doğmuş olmasıdır.
- Miktarı Serbestçe Belirleme: Davacı, kısmi dava açarken başlangıçta talep edeceği miktarı serbestçe belirleyebilir. Ancak bu belirleme “hakkın kötüye kullanılması” veya “dürüstlük kuralına aykırılık” teşkil etmemelidir.
- Talebin Kapsamı ve Artırılması (Bilirkişi Sonrası): Mahkeme, dava tarihi itibarıyla yalnızca dilekçede yazan miktar ile bağlıdır. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporuyla alacağın aslında çok daha yüksek olduğu ortaya çıkarsa, mahkeme bu parayı kendiliğinden vermez. Kalan miktarın hüküm altına alınabilmesi için davacının mutlaka Islah yapması, Ek Dava açması veya karşı tarafın muvafakatini alması gerekir.
- Faiz Başlangıcındaki İkili Durum: Faiz işletilme tarihleri çok karıştırılır. Kısmi davada; dava dilekçesinde talep edilen ilk miktar için faiz dava tarihinden itibaren işlerken, sonradan “ıslah” yoluyla artırılan bakiye kısım için faiz (kural olarak temerrüt yoksa) ıslah tarihinden itibaren işlemeye başlar.
- En Büyük Tehlike: Zamanaşımı Tuzağı: Kısmi davanın en riskli tarafı budur. Dava açıldığında zamanaşımı sadece dava edilen kısım için kesilir. Dışarıda bırakılan ve sonradan ıslahla artırılması planlanan kısım için zamanaşımı süresi işlemeye devam eder. Bilirkişi raporu geç gelir ve davacı ıslah yapana kadar kanuni süre dolarsa, alacağın kalan kısmı “zamanaşımı itirazı” nedeniyle reddedilebilir.
💡 Pratik Hukuki İpucu: Zamanaşımı süresinin dolmasına çok az bir zaman kalmışsa, kısmi dava açmak büyük bir risktir. Yargılama uzun sürerse artıracağınız kısım zamanaşımına uğrayabilir. Bu gibi “sürenin sınırda olduğu” durumlarda ya alacağın tamamı dava edilmeli ya da (şartları varsa) miktar belirtilmeksizin “Belirsiz Alacak Davası” (HMK m. 107) açılmalıdır.

Leave A Comment