İletişim
İletişim
Çalışma Saatlerimiz
Pazartesi – Cuma : 09:00 – 18:00
Sık Sorulan Sorular ?
Cezaevinde geçirilecek sürenin (koşullu salıverilme / şartlı tahliye) ve denetimli serbestlik hakkının hesaplanmasında en kritik unsur suçun işlendiği tarihtir.
İnfaz Kanunu’nda yıllar içinde yapılan lehe değişiklikler nedeniyle, genel suçlar ile “istisna” sayılan ağır suçların (cinayet, uyuşturucu, terör vb.) indirim oranları birbirinden tamamen ayrılmıştır.
Aşağıdaki tablolarda suç tarihine ve suçun türüne göre uygulanacak güncel infaz oranlarını bulabilirsiniz:
1. GENEL SUÇLAR İÇİN ŞARTLI TAHLİYE ORANLARI (İstisnalar Hariç)
| Suçun İşlendiği Tarih | Şartlı Tahliye Oranı | Denetimli Serbestlik Süresi |
|---|---|---|
| 01.06.2005’ten ÖNCE (Eski 647 Sayılı Kanun dönemi) |
1/2 (Ayrıca ayda 6 gün indirim uygulanır) |
– |
| 01.06.2005 Sonrası (Genel Kural) (Yeni 5275 S.K. m.107/2) |
2/3 | – |
| 01.07.2016’dan ÖNCE İşlenenler (671 Sayılı KHK Kapsamındaki İndirim) |
1/2 | 2 Yıl (KHK dışı kalan istisna suçlarda oran 2/3, denetim 1 yıldır) |
| 30.03.2020’den ÖNCE İşlenenler (7242 S.K. Geçici 6. Madde – Covid İnfazı) |
1/2 | 3 Yıl |
| 30.03.2020’den SONRA İşlenenler (Güncel Uygulama) |
1/2 | 1 Yıl |
2. İSTİSNA KAPSAMINDAKİ AĞIR SUÇLAR İÇİN ÖZEL ORANLAR
Aşağıdaki özel suç tipleri, genel aflardan ve lehe infaz düzenlemelerinden hariç tutulmuş olup hesaplamaları kendi özel kanunlarına göre yapılır.
| Suçun Türü ve İşlendiği Tarih | Uygulanacak Şartlı Tahliye Oranı |
|---|---|
| Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar ve Uyuşturucu Ticareti Suçları (28.06.2014 Tarihinden Önce İşlenenler) |
2/3 |
| Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar ve Uyuşturucu Ticareti Suçları (28.06.2014 Tarihinden Sonra İşlenenler – 6545 S.K.) |
3/4 |
| Terör Suçları (3713 Sayılı Kanun kapsamındakiler) |
3/4 (Her zaman bu oran uygulanır) |
Yukarıdaki “1/2 oranından ve uzatılmış denetimli serbestlikten” faydalanamayan; Kasten Öldürme (TCK 81, 82, 83), Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama (TCK 87/2-d), İşkence ve Eziyet (TCK 94-96), Cinsel Suçlar (TCK 102-105), Özel Hayatın Gizliliğine Karşı Suçlar (TCK 132-138), Uyuşturucu Ticareti (TCK 188), Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar ve Terör Suçları ile kasten eşe/kardeşe/altsoya veya kendini savunamayacak kişiye karşı işlenen yaralama suçları bu lehe düzenlemelerin dışındadır.
Destekten yoksun kalma tazminatı davalarında (özellikle ölümlü trafik ve iş kazalarında), hükmedilecek tutarlar milyonlarca lirayı bulabildiği için dosyanın en can alıcı noktası Aktüerya (Bilirkişi Hesap) Raporu’dur.
Bilirkişi raporları son derece teknik ve karmaşık görünse de, avukatların ve tarafların Yargıtay kriterleri ışığında raporda şu temel unsurları mutlaka denetlemesi gerekir:
- Bakiye Ömür (Yaşam Süresi) Tablosu Hatası: Ölenin ve kalanların muhtemel yaşam süreleri hesaplanırken; olay tarihi 2010 yılından önce ise PMF-1931, olay tarihi 2010 yılı ve sonrası ise TRH-2010 tablosu kullanılmalıdır. Yanlış tablo kullanımı tazminatı kökten değiştirir.
- Cinsiyet Ayrımının Gözden Kaçması: Yeni TRH-2010 tablosunda kadınların ve erkeklerin bakiye ömür (yaşam beklentisi) süreleri birbirinden farklıdır. Raporda ölenin veya destek görecek kişinin cinsiyetine göre doğru yılın seçilip seçilmediği kontrol edilmelidir.
Faiz ve Hesaplama Formülü Hatası (Çok Kritik): Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Karayolları Trafik Kanunu m. 90’a ilişkin iptal kararı sonrasında; hesaplamalarda %1,8 teknik faiz UYGULANMAMALI ve gelecekteki (işleyecek) dönem için mutlaka Progresif Rant Formülü kullanılmalıdır. Hâlâ %1,8 teknik faiz uygulayan raporlara derhal itiraz edilmelidir.
Aktif Çalışma Süresi (60 Yaş Sınırı): Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre kişilerin aktif çalışma süresi genel olarak 60 yaş kabul edilmektedir. Raporun bu yaş sınırına göre hesap yapıp yapmadığı incelenmelidir.
Bilinen ve Bilinmeyen Dönem Ayrımı: Tazminat hesabında, olay (ölüm) tarihi ile raporun düzenlendiği tarih arasındaki süre “Bilinen Dönem” olarak adlandırılır ve bu dönemdeki asgari ücret/gelir artışları net olarak hesaba katılmalıdır. Bu ayrımın doğru yapılıp yapılmadığına bakılmalıdır.
Destek Paylarının (Oranlarının) Dağıtımı: Vefat edenin gelirinin eşine, çocuklarına veya anne-babasına hangi oranlarda paylaştırıldığı, Yargıtay’ın da kabul ettiği AYİM (Askeri Yüksek İdare Mahkemesi) Paylaşım Tablosu’na uygun olmalıdır.
Peşin Sermaye İndirimi: Gelecekteki alacağın bugün peşin olarak ödenmesi nedeniyle uygulamada genellikle yapılan %10’luk indirimin (ve varsa SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerli gelirlerin rücu indiriminin) usulüne uygun yapılıp yapılmadığı teyit edilmelidir.
💡 Pratik Hukuki İpucu: Aktüerya raporu dosyaya geldiğinde “Zaten uzman hesaplamış, itiraza gerek yok” diyerek doğrudan kabul etmek çok büyük hak kayıplarına yol açar. Yukarıdaki kriterlerden sadece birinde yapılan hata, tazminat miktarını yüz binlerce lira eksik veya fazla çıkarabilir. Rapor tebliğ edildiğinde HMK kapsamında 2 haftalık kesin süre içinde teknik itirazların mahkemeye sunulması şarttır.
Evlilik birliği devam ederken anne ve baba tarafından ortaklaşa kullanılan velayet hakkı; boşanma, ayrılık veya ölüm gibi durumlarda yeniden düzenlenir. Çocuğun üstün yararının gözetildiği velayet sürecinin işleyişi şu şekildedir:
-
Velayet Hakkının Durumu: Ergin olmayan (18 yaşını doldurmamış) çocukların velayeti, eşlerden birinin vefatı halinde sağ kalan eşe geçer. Boşanma veya ortak yaşamın sona ermesi durumunda ise hakim kararıyla anne veya babadan yalnızca birisine verilir.
-
Davanın Dayanağı ve Açılması: Boşanma davasıyla birlikte veya boşanma gerçekleştikten sonra çocuğun velayetini almak (veya değiştirmek) isteyen taraf, Türk Medeni Kanunu (TMK) kapsamında velayet talebini içeren bir dava dilekçesi hazırlayarak süreci başlatır.
-
Görevli ve Yetkili Mahkeme: Velayet davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesi‘dir. Dava, velayet talebinde bulunan kişinin (davacının) kendi yerleşim yerindeki mahkemede açılır. Aile Mahkemesi bulunmayan ilçelerde ise bu davalara Asliye Hukuk Mahkemeleri bakar.
Evet, net bir şekilde suçtur. Yargıtay kararlarına göre cep telefonu numarası, kişiyi doğrudan belirlenebilir kıldığı için hukuken “Kişisel Veri” kabul edilmektedir.
Bir kişinin telefon numarasını, sahibinin rızası (izni) olmadan üçüncü bir şahısla paylaşmak, Türk Ceza Kanunu (TCK md. 136/1) kapsamında “Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme” suçunu oluşturur. (Bu suçun kanundaki cezası oldukça ağırdır ve uzlaşmaya tabi değildir.)
Yargıtay 12. Ceza Dairesi bu suçun oluşması için çok net bir kriter belirlemiştir:
Numaranın başkasına verilmesini gerektiren hukuken “makul, meşru ve mantıklı bir sebep” yoksa, numarayı paylaşan kişi cezalandırılır.
Örnek Yargıtay Kararı Olayı:
Yargıtay kararına konu olan bir dosyada; bir kişinin, eski kız arkadaşının telefon numarasını, onunla tanışmak/arkadaşlık kurmak isteyen başka bir erkeğe izinsiz olarak vermesi olayında Yargıtay; ortada numarayı paylaşmayı gerektirecek meşru ve mantıklı hiçbir sebep bulunmadığını belirterek numarayı paylaşan kişilerin TCK 136/1 kapsamında cezalandırılması gerektiğine hükmetmiştir.
💡 Pratik Hukuki İpucu: Günlük hayatta “Ahmet senin numaranı istedi, ben de verdim” veya WhatsApp üzerinden birinin iletişim kartvizitini izinsiz olarak bir başkasına göndermek, eğer numara sahibi şikayetçi olursa doğrudan hapis cezası yargılaması ile karşı karşıya kalmanıza neden olabilir. Numarayı vermeden önce mutlaka sahibinden onay almalısınız.
Hukuki Dayanak: Yargıtay 12. Ceza Dairesi (21.12.2016 T., 2015/10737 E. – 2016/13557 K.)
Kasten yaralama suçunun cezası; yaralamanın şiddetine (basit bir çizik mi yoksa hayati tehlike mi olduğuna), suçun kim tarafından kime karşı işlendiğine (eşe, kamu görevlisine) ve suç aletine (silah kullanılıp kullanılmadığına) göre Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında kademeli olarak artırılır.
Yaralamanın derecesi ve nitelikli hallerine (TCK Md. 86 ve 87) göre mahkemelerin uyguladığı yasal ceza sınırları tablodaki gibidir:
| Yaralamanın Şekli ve Şiddeti | Öngörülen Ceza Süresi |
|---|---|
| Hafif (Basit) Yaralama Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif yaralamalar.(TCK 86/2) |
4 aydan 1 yıla kadar |
| Hafif Yaralama + Nitelikli Hal Hafif yaralamanın silahla, eşe/altsoya veya kamu görevlisine karşı işlenmesi.(TCK 86/2 – 86/3) |
6 aydan 1 yıl 6 aya kadar |
| Temel Kasten Yaralama Basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek boyuttaki yaralamalar.(TCK 86/1) |
1 yıldan 3 yıla kadar |
| Temel Yaralama + Nitelikli Hal Temel yaralamanın silahla, eşe/altsoya veya kamu görevlisine karşı işlenmesi.(TCK 86/1 – 86/3) |
1 yıl 6 aydan 4 yıl 6 aya kadar |
| AĞIRLAŞTIRICI NEDENLER (Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama) | |
| Kemik Kırığı Oluşması Yaralama sonucunda vücutta kemik kırılması meydana gelmesi.(TCK 86/1 – 87/3) |
1 yıl 1 aydan 4 yıl 6 aya kadar (Kırığın derecesine göre artırılır) |
| Kemik Kırığı + Nitelikli Hal Kırığın silahla veya diğer ağırlaştırıcı sebeplerle meydana gelmesi.(TCK 86/1 – 86/3 – 87/3) |
1 yıl 7 ay 15 günden 6 yıl 9 aya kadar |
| Hayati Tehlike, Duyularda Zayıflama, Yüzde Sabit İz Yaralamanın kişinin hayatını tehlikeye sokması veya organlardan birinin işlevini zayıflatması.(TCK 86/1 – 87/1) |
3 yıldan 6 yıla kadar (Alt sınır 3 yıldan az olamaz) |
| Hayati Tehlike vb. + Nitelikli Hal Yukarıdaki durumun silahla veya diğer nitelikli hallerle işlenmesi.(TCK 86/1 – 86/3 – 87/1) |
5 yıldan 8 yıl 12 aya kadar (Alt sınır 5 yıldan az olamaz) |
| Duyu/Organ Kaybı, Yüzde Sürekli Değişiklik Organlardan birinin işlevini tamamen yitirmesi, bitkisel hayat vb.(TCK 86/1 – 87/2) |
5 yıldan 9 yıla kadar (Alt sınır 5 yıldan az olamaz) |
| Duyu/Organ Kaybı + Nitelikli Hal Organ kaybı/sürekli değişikliğin silahla vb. hallerle işlenmesi.(TCK 86/1 – 86/3 – 87/2) |
8 yıldan 12 yıl 18 aya kadar (Alt sınır 8 yıldan az olamaz) |
| Kasten Yaralama Sonucu Ölüm Öldürme kastı olmaksızın yapılan yaralama sonucunda kişinin ölmesi.(TCK 86/1 – 87/4) |
8 yıldan 12 yıla kadar |
| Yaralama Sonucu Ölüm + Nitelikli Hal Ölüme sebep olan yaralamanın silahla veya eşe karşı vb. işlenmesi.(TCK 86/1 – 86/3 – 87/4) |
12 yıldan 16 yıla kadar |
💡 Pratik Bilgi: Tabloda sürekli geçen “Nitelikli Hal (TCK 86/3)” kavramı; suçun silahla (bıçak, sopa, silah vb.), eşe/boşandığı eşe, altsoya/üstsoya, kendini savunamayacak durumdaki kişiye veya bir kamu görevlisine karşı işlenmesini ifade eder. Bu durumlarda verilecek ceza yarı oranında artırılmaktadır.
Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’ne göre, kolluk kuvvetlerinin (polis, jandarma vb.) vatandaşın üstünü veya eşyasını ararken temel hak ve hürriyetlere, mahremiyete ve insan onuruna saygı göstermesi yasal bir zorunluluktur.
Bu kapsamda üst aramalarında uyulması gereken kesin kurallar iki başlık altında toplanır:
1. Genel Üst ve Eşya Araması Kuralları:
-
Cinsiyet Kuralı: Üst araması, mutlaka aranacak kişiyle aynı cinsiyete sahip bir kolluk görevlisi tarafından yapılmalıdır.
-
Aydınlatma Yükümlülüğü: Arama yapılmadan önce; aramanın nedeni ve ne tür bir eşya arandığı ilgili kişiye açıkça bildirilmelidir.
-
Mekân ve Sınırlar: Arama, kişinin ilk durdurulduğu yerde veya hemen yakınında, başkalarının göremeyeceği şekilde yapılmalıdır. Kişi, sırf arama yapmak amacıyla durdurulduğu yerden başka bir yere (karakola vb.) götürülemez (Ancak gerektiğinde yakındaki kapalı bir yerden veya polis aracından yararlanılabilir).
-
Orantılı Güç ve Eşyalar: Kişinin üzerindeki ve beraberindeki eşyalar öncelikle cihazla (detektör), yoksa elle aranır. Kişi aramaya direndiği takdirde sadece “orantılı güç” kullanılabilir.
2. Kıyafet Çıkarılarak Yapılan (Detaylı) Arama Şartları: Kişinin giysilerinin çıkartılması suretiyle yapılan arama istisnai bir durumdur ve ancak tehlikenin veya suç unsurunun başka türlü bulunamayacağı hallerde, çok sıkı şartlara bağlı olarak yapılabilir:
-
Amirin Bilgilendirmesi: Bu aramanın neden gerekli olduğu ve nasıl yapılacağı, o birimdeki en üst kolluk amiri tarafından vatandaşa önceden bildirilir.
-
Tam Mahremiyet: Arama, kesinlikle kimsenin görmeyeceği kapalı bir alanda gerçekleştirilir.
-
Utanma Duygusunun Korunması (Kritik Kural): Kişinin utanma duygusunu en az ihlal edecek yöntem uygulanmalıdır. Önce bedenin üst kısmındaki giysiler çıkartılıp aranır; üst kısımdaki giysiler tekrar giyildikten sonra alt kısımdaki giysiler çıkartılır. İkisinin aynı anda çıkarılması hukuka aykırıdır.
-
Fiziksel Temastan Kaçınma: Arama sırasında bedene dokunulmaması için azami özen gösterilmeli ve işlem en kısa sürede tamamlanmalıdır.
Hukuki Dayanak: Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği

