İdare Hukuku
Bilecik İdare Hukuku Avukatı

İdare Hukuku
İdare Hukuku, temelini Anayasa’dan alan ve yegâne amacı kamu yararını sağlamak olan bir hukuk disiplinidir. Bu doğrultuda, idarenin işleyiş kurallarını ve vatandaşlarla olan hukuki ilişkilerini düzenler.
Kamu gücünü elinde bulunduran ve geniş takdir yetkisiyle hareket eden idari kurumların işlemleri, hem gerçek hem de tüzel kişilerin haklarını doğrudan etkilemektedir. Bu işlemlerin hukuka aykırı olması durumunda, uyuşmazlıkların çözümlenmesi ve mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla öncelikle ilgili idari mercilere başvurulması (idari başvuru) gerekebilir.
Söz konusu idari başvurulardan olumlu bir sonuç alınamaması halinde ise, hak kayıplarının önlenmesi ve hukuki sürecin doğru yönetilmesi için alanında uzman bir idare avukatı aracılığıyla, yasal dava açma süreleri içerisinde görevli ve yetkili idare mahkemelerinde dava açılması büyük önem taşımaktadır.
İptal Davaları
İptal davaları; idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu veya maksat yönlerinden hukuka aykırı olması durumunda, menfaati ihlal edilen kişiler tarafından ilgili işlemin ortadan kaldırılması amacıyla açılan davalardır. İdari yargılamanın büyük bir bölümünü oluşturan bu süreçler, idare hukuku alanındaki hukuki danışmanlık ve avukatlık pratiğimizde en yoğun yürüttüğümüz davaların başında gelmektedir.
Uygulamada en sık karşılaşılan iptal davalarından bazıları şunlardır:
- Kamu görevinden veya devlet memurluğundan çıkarma işlemlerine karşı açılan davalar,
- Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması gibi disiplin cezalarının iptali,
- Atama, nakil, eş durumundan tayin, görevde yükselme, unvan değişikliği ve parasal haklara ilişkin davalar,
- İmar mevzuatından kaynaklanan; yıkım kararları, imar para cezaları ve yapı kayıt belgesinin iptali işlemlerine karşı açılan davalar,
- Öğrencilerle ilgili not tespiti ve okulla ilişiğin kesilmesi işlemlerine karşı açılan davalar,
- İhale mevzuatından doğan; ihaleden yasaklama, şikayet ve itirazen şikayet süreçlerine ilişkin davalar,
- Memuriyete atanma şartlarının kaybedilmesi gerekçesiyle göreve son verme işlemlerine karşı açılan davalar,
- Müstafi (çekilmiş) sayılma işlemlerine karşı açılan davalar.
Yukarıda sayılan dava türleri yalnızca örnek niteliğinde olup bunlarla sınırlı değildir. Anayasamızın 125. maddesinde güvence altına alınan “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır” ilkesi uyarınca, idarenin tesis ettiği her türlü hukuka aykırı idari işleme karşı iptal davası açılabilmektedir.
Tam Yargı Davaları
Tam yargı davaları, idari eylem ve işlemler nedeniyle kişisel hakları doğrudan ihlal edilen ve zarara uğrayan kişiler tarafından, söz konusu zararların tazmini amacıyla açılan davalardır.
İdare mahkemelerinde iptal ve tam yargı davaları, ayrı ayrı dilekçelerle bağımsız davalar olarak açılabileceği gibi; aralarında hukuki ve maddi bir bağ bulunan işlem ve eylemler söz konusu olduğunda aynı dilekçe ile birlikte de açılabilmektedir. Hukuki sürecin eksiksiz yürütülmesi ve telafisi güç hak kayıplarının önlenmesi adına, dava dilekçelerinin usul ve yasaya uygun hazırlanması sürecinde alanında uzman bir idare avukatından hukuki destek alınması büyük önem taşımaktadır.
Uygulamada en sık karşılaştığımız tam yargı davaları başlıca şunlardır:
- Sağlık personelinin (doktor, hemşire, ebe vb.) tıbbi uygulama hataları, kusuru veya ihmalinden kaynaklanan ve zararla sonuçlanan eylemleri nedeniyle açılan tam yargı (malpraktis) davaları,
- İdarenin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğu kapsamında, haksız eylem ve işlemlerinden dolayı kişilerin uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini talebiyle açılan davalar.
İdari Sözleşmelerden Kaynaklanan Davalar
Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç olmak üzere, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi amacıyla yapılan her türlü idari sözleşmeden doğan uyuşmazlıklara ilişkin davalardır. Bu uyuşmazlıklarda alanında uzman bir idare avukatıyla çalışmanız, muhtemel hak kayıpları yaşamanızın önüne geçecektir.
İdari Yargıda Dava Açma Süresi
Dava açma süresi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı bir süre belirtilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde 60 gün; vergi mahkemelerinde ise 30 gündür. Dava açma süresi kural olarak, idari işlemin tebliğini izleyen günden itibaren başlar.
Vergi, resim, harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda ise dava açma süresi;
- Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde: Tahsilatın,
- Tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde: Tebliğin,
- Tevkif yoluyla alınan vergilerde: İstihkak sahiplerine ödemenin,
- Tescile bağlı vergilerde: Tescilin yapıldığı tarihi,
- İdarenin dava açması gereken konularda ise: İlgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği tarihi izleyen günden başlar.
Not: Dava açma süreleri her zaman 60 veya 30 gün ile sınırlı değildir. Bazı iş ve işlemlerin ivediliği göz önüne alınarak kanunla daha kısa dava açma sürelerinin belirlendiği istisnai durumlar da mevcuttur.
İdari Dava Dilekçelerinin Hazırlanması
İdari dava dilekçelerinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. ve 5. maddelerinde belirtilen katı usul esaslarına göre hazırlanması zorunludur.
Bu çerçevede dava dilekçelerinde mutlaka bulunması gereken hususlar şunlardır:
- Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait T.C. kimlik numarası,
- Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller,
- Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim (tebliğ) tarihi,
- Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalar ile tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar,
- Vergi davalarında; davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ile varsa mükellef hesap numarası.
Dilekçe Sunum Kuralları:
- Dilekçeler, davalı idare sayısından bir fazla düzenlenir ve imzalanır (Örn: 1 davalı idare varsa, dilekçe 2 nüsha hazırlanmalı ve imzalanmalıdır).
- Dava konusu işlemin ve davaya dayanak belgelerin asıllarının veya onaylı örneklerinin dilekçenin ekine sunulması gerekir.
- Adli yardım veya yürütmenin durdurulması talebi bulunuyorsa, bunlara ilişkin belge ve açıklamaların dilekçede açıkça yer alması şarttır.
- Kural olarak her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılması gerekir. Ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı aynı dilekçe ile dava açılabilmektedir.
İdari Davaya İlişkin Dilekçeler Hangi Mahkemelere Verilebilir?
2577 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre dava dilekçeleri ve savunmalar ile davalara ilişkin her türlü evrak;
- Danıştay veya ait olduğu mahkeme başkanlıklarına veya bunlara gönderilmek üzere idare/vergi mahkemesi başkanlıklarına,
- İdare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde, (büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalıp kalmadığına bakılmaksızın) asliye hukuk hakimliklerine,
- Yabancı memleketlerde ise Türk konsolosluklarına verilebilir.
İdari Dava Aşamaları
İdari davalar iç hukukumuzda genel itibariyle üç aşamalı olarak yürütülmektedir:
1. İdare veya Vergi Mahkemesi Aşaması (İlk Derece):
Dava dilekçesinin sunulmasıyla başlar. İdarenin savunma dilekçesi, davacının savunmaya cevap dilekçesi ve idarenin ikinci savunma dilekçesi aşamalarından oluşur. Dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra dosya karara çıkar. İlk derece mahkemelerinde karar verilme süresi ortalama 4 ila 12 ay arasında değişmektedir.
2. Bölge İdare Mahkemesi Aşaması (İstinaf):
İlk derece mahkemesinin kararının tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Yürütmenin durdurulması talebi yoksa karşı tarafın savunması alınır veya 30 günlük savunma süresi geçtikten sonra dosya Bölge İdare Mahkemesine gönderilir. Bu aşamadaki yargılama süresi ortalama 3 ila 24 ay sürebilmektedir.
3. Danıştay Aşaması (Temyiz):
Bölge İdare Mahkemesi tarafından temyize tabi bir karar verilmesi halinde, aleyhine karar verilen taraf kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay nezdinde temyiz başvurusu yapabilir. Danıştay aşaması genellikle 1 ila 3 yıl arasında sonuçlanmaktadır.
İdari Davalarda Avukatla Çalışmanın Önemi
İdari yargı, bünyesinde spesifik ve katı usul kuralları barındıran son derece teknik bir hukuk dalıdır. Bu alandaki davaların takibinin, idari yargı pratiğine hakim, uzman bir idare avukatıyla yürütülmesi hak kayıplarını önlemek adına kritik öneme sahiptir.
Kişiler davalarını kendileri de açabilse de alanında uzman bir avukat;
- Temel hak ve özgürlüklerin ihlali dahil tüm hukuki argümanları mahkemeye eksiksiz sunar.
- Dava dilekçesini kanunun 3. ve 5. maddelerindeki emredici usullere uygun hazırlar (Usule uyulmaması davanın doğrudan reddine yol açabilmektedir).
- Elektronik tebligat altyapısı sayesinde adli tebligatları anında teslim alır, PTT kaynaklı gecikmelerin veya evde bulunamama nedeniyle evrakın muhtara bırakılmasından doğacak habersizlik ve süre kayıplarının önüne geçer.
Ofisimiz, idari davaların iç hukuktaki takibinin yanı sıra Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) nezdinde de önemli tecrübelere sahiptir. Dava çeşitliliğimiz ve elde ettiğimiz emsal kararlar, hukuki sorunlarınızın etkin ve hızlı çözümünde rehber niteliğindedir.
Danışmanlığını Yaptığımız Vergi Dava Türleri Nelerdir?
Vergi hukuku avukatı olarak müvekkillerimize danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunduğumuz başlıca konular şunlardır:
- Her türlü vergi ve ceza ihbarnamelerinin iptali davaları,
- Ödeme emrinin iptali davaları,
- Haciz, e-haciz, ihtiyati haciz, ihtiyati tahakkuk ve satış işlemlerinin iptali davaları,
- Özel esaslara (Kod’a) alınma işlemlerine ve genel esaslara geçirilme talebinin reddine dair iptal davaları,
- Sermaye ve şahıs şirketlerinin kanuni temsilcileri ile ortakları adına düzenlenen ödeme emirleri ve uygulanan haciz/satış işlemlerinin iptali davaları,
- Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge (naylon fatura) düzenleme veya kullanma iddiasıyla yapılan KDV, Kurumlar/Gelir ve Geçici Vergi tarhiyatlarına ilişkin iptal davaları,
- Defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle yapılan KDV tarhiyatlarına karşı açılan iptal davaları,
- Araç veya taşınmaz alım satım faaliyeti nedeniyle tesis edilen mükellefiyetler, yapılan tarhiyatlar ve kesilen cezaların iptali davaları,
- İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerinden tahakkuk ettirilen vergi ve cezaların iptali davaları,
- Düzeltme ve şikâyet başvurusu üzerine tesis edilen ret (veya zımni ret) işlemlerine karşı açılan iptal davaları.

