Hukuk yargılamalarında mahkemenin bilirkişi, keşif veya tebligat masraflarının yatırılması için verdiği “kesin süre” kural olarak oldukça katıdır. Normal şartlarda bu sürenin kaçırılması, o usul işleminden veya delilden vazgeçilmiş sayılma gibi çok ağır sonuçlar doğurur.
Ancak Yargıtay ve İstinaf Mahkemeleri, bu kurala usul ekonomisi ve hakkaniyet çerçevesinde çok önemli bir esneklik getirmiştir. Yerleşik içtihatlara göre durum şu şekilde değerlendirilir:
-
Yargılamanın Uzamaması (Celse Atlanmaması) Kriteri: Kesin süre kaçırılmış olsa bile; eğer ilgili masraf kesin sürenin verildiği celse (duruşma) ile bir sonraki celse arasında yatırılmışsa, mahkemenin bu işlemi geçerli sayması gerekir.
-
Amacın Gerçekleşmesi: Yüksek mahkemelere göre kesin süre verilmesindeki asıl amaç, davanın gereksiz yere uzamasını engellemektir. Yatırılan masraf celse atlanmasına, yani duruşmanın boşa geçmesine veya yargılamanın uzamasına sebebiyet vermediği sürece, kesin sürenin sonuçları (hakkın düşmesi) uygulanamaz.
Önemli Not: Bu kuralın uygulanabilmesi için masrafın geç de olsa mutlaka bir sonraki duruşma tarihinden önce dosyaya yatırılmış olması ve sürecin aksamamış olması hayati önem taşır.
Hukuki Dayanak: Yargıtay 11. HD. (25.04.2022, 2021/1326 E. – 2022/3365 K.) ile İstinaf Mahkemesi kararları (İstanbul BAM 43. HD. 2023/730 K. ve Ankara BAM 20. HD. 2022/1341 K.)

Leave A Comment